Skip to content Skip to sidebar Skip to footer
Güveni kötüye kullanma suçunda emanet mal ve sözleşme incelemesi

Güveni kötüye kullanma suçu, başkasına ait bir malın belirli bir amaçla teslim edilmesinden sonra, teslim alan kişinin bu mal üzerinde kendisinin veya başka bir kişinin yararına olacak şekilde teslim amacı dışında tasarrufta bulunmasıyla oluşabilir. Günlük dilde “emanete ihanet” veya “emniyeti suistimal” olarak da anılan bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 155. maddesinde düzenlenmiştir.

Suçun değerlendirilmesinde malın kime ait olduğu kadar, şüpheliye hangi amaçla teslim edildiği ve teslimden sonra ne yapıldığı da önemlidir. İstanbul Beykoz Avukatı Atakan Ayhan tarafından yürütülebilecek bir dosya incelemesinde sözleşmeler, teslim tutanakları, banka hareketleri, yazışmalar ve tarafların fiilî ilişkisi birlikte ele alınmalıdır.

Güveni Kötüye Kullanma Suçu Nedir?

Güveni kötüye kullanma suçu, başkasına ait bir malın muhafaza edilmesi veya belirli bir şekilde kullanılması için zilyetliği devredildikten sonra ortaya çıkar. Zilyetlik, bir mal üzerinde fiilî hâkimiyet kurulmasını ifade eder. Malın mülkiyetinin devredilmesi gerekmez; mal sahibinin rızasıyla teslim edilmiş olması yeterli olabilir.

Teslim alan kişinin malı kararlaştırılan amacın dışında satması, devretmesi, saklaması, iade etmemesi, kendi borcu için kullanması veya malın kendisine teslim edildiğini inkâr etmesi suç iddiasına neden olabilir. Ancak her geç teslim, borcun ödenmemesi veya sözleşmenin ihlali doğrudan ceza sorumluluğu doğurmaz.

Suçun Oluşması İçin Hangi Şartlar Aranır?

Bir olayın güveni kötüye kullanma suçu olarak değerlendirilebilmesi için taraflar arasındaki ilişkinin ve malın teslim sürecinin somut delillerle açıklanması gerekir. Suçun temel yapısı, malın hukuka uygun şekilde teslim edilmesine rağmen daha sonra teslim amacına aykırı hareket edilmesine dayanır.

Mal başkasına ait olmalıdır

Suçun konusu, mülkiyeti tamamen veya kısmen başka bir kişiye ait olan maldır. Kişinin yalnızca kendisine ait bir mal üzerinde tasarrufta bulunması bu suçu oluşturmaz. Ortak mülkiyete tabi mallarda ise kişinin diğer hak sahiplerinin paylarını etkileyen işlemleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Mal rızaya dayalı olarak teslim edilmelidir

Güveni kötüye kullanma suçunu hırsızlıktan ayıran temel noktalardan biri, malın başlangıçta sahibinin veya yetkili kişinin rızasıyla teslim edilmiş olmasıdır. Mal sahibinin bilgisi ve rızası dışında alınmışsa güveni kötüye kullanma yerine hırsızlık veya olayın özelliklerine uyan başka bir suç gündeme gelebilir.

Teslimin belirli bir amacı bulunmalıdır

Mal; korunmak, taşınmak, satılmak, onarılmak, kiralanmak, kullanılmak veya belirli bir kişiye ulaştırılmak amacıyla teslim edilmiş olabilir. Teslim amacının sözleşme, mesaj, tanık anlatımı, tutanak veya tarafların yerleşik uygulamasıyla belirlenmesi mümkündür.

Teslim amacına aykırı tasarruf yapılmalıdır

Kişinin malı kendisine aitmiş gibi satması, üçüncü kişiye vermesi, gizlemesi, parçalarını değiştirmesi veya iade çağrısına rağmen kendi yararına kullanmayı sürdürmesi teslim amacına aykırı tasarruf olarak değerlendirilebilir. Yalnızca sözleşmenin ihlal edilmiş olması yeterli değildir; tasarrufun failin veya başka bir kişinin yararına yapılması gerekir.

Kasten hareket edilmelidir

Güveni kötüye kullanma taksirle işlenebilen bir suç değildir. Şüpheli veya sanığın malın başkasına ait olduğunu, kendisine belirli bir amaçla verildiğini bilmesi ve buna rağmen teslim amacının dışına çıkması gerekir. Yanlış anlama, yetki sınırındaki belirsizlik veya maddi hata kastın varlığı bakımından önem taşıyabilir.

Malın Teslim Edildiğini İnkâr Etmek Suç Oluşturur mu?

Türk Ceza Kanunu, teslim edilen mal üzerinde amaç dışı tasarrufta bulunmanın yanında, malın teslim edildiği gerçeğinin inkâr edilmesini de yaptırıma bağlamıştır. Malı teslim alan kişinin daha sonra “Bana böyle bir eşya verilmedi” şeklinde gerçeğe aykırı bir savunma yapması bu kapsamda değerlendirilebilir.

Ancak teslim olgusunun yalnızca karşı tarafın soyut beyanıyla değil, hukuka uygun delillerle ortaya konulması gerekir. Teslim tutanağı, kargo veya sevk kaydı, kamera görüntüsü, mesajlaşmalar, tanıklar ve malın seri numarası gibi bilgiler ispat açısından önemlidir.

Basit Güveni Kötüye Kullanma Suçu ve Cezası

Suçun basit şekli, başkasına ait olup muhafaza edilmek veya belirli bir şekilde kullanılmak üzere teslim edilen mal hakkında işlenir. TCK 155/1 uyarınca bu fiil için altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ve adli para cezası öngörülmektedir.

Basit şeklin soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Şikâyet hakkının kullanılması bakımından failin ve fiilin öğrenildiği tarih önem taşır. Şikâyet süresinin geçirilmesi hak kaybına neden olabileceğinden olay tarihleri ve öğrenme zamanı belgelerle belirlenmelidir.

Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçu

Malın meslek, sanat, ticaret veya hizmet ilişkisi nedeniyle teslim edilmesi, suçun daha ağır cezayı gerektiren şeklini oluşturabilir. Başkasının mallarını idare etme yetkisine dayanılarak teslim edilen eşya hakkında suçun işlenmesi de bu kapsamdadır.

TCK 155/2 uyarınca hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun cezası bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıdır. Bu suç, basit şeklin aksine şikâyete bağlı olmaksızın Cumhuriyet savcılığı tarafından resen soruşturulabilir.

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaya örnek durumlar

  • Çalışanın müşteriden tahsil ettiği parayı işletmeye teslim etmemesi,
  • Şirket yöneticisinin yönetmesi için kendisine bırakılan malları kişisel borçlarında kullanması,
  • Satış amacıyla teslim alınan ürünlerin bedelinin mal sahibine aktarılmaması,
  • Vekâletle satış yapan kişinin tahsil ettiği bedeli hak sahibine vermemesi,
  • Mesleki faaliyet kapsamında teslim edilen malın üçüncü kişiye devredilmesi,
  • Finansal kiralama konusu malın yetkisiz şekilde satılması veya gizlenmesi.

Bu örneklerde de suçun oluştuğu peşinen kabul edilemez. Kişinin görevi, mal üzerindeki tasarruf yetkisi, tahsilatın kimin tarafından yapıldığı ve paranın hangi amaçla kullanıldığı araştırılmalıdır.

Motorlu Taşıtlar Bakımından Getirilen Yeni Düzenleme

25 Aralık 2025 tarihinde yayımlanan 7571 sayılı Kanun ile TCK 155’e yeni bir üçüncü fıkra eklenmiştir. Suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması hâlinde, ilk veya ikinci fıkraya göre belirlenecek cezanın bir kat artırılması düzenlenmiştir.

Bu hüküm; kiralanan otomobilin geri getirilmemesi, emanet aracın satılması, teknenin teslim amacından farklı kullanılması veya ticari ilişki kapsamında teslim edilen motorlu taşıtın parçalarının değiştirilmesi gibi iddialarda gündeme gelebilir. Ceza artırımı içeren yeni hükmün uygulanmasında suç tarihi ve fail lehine kanun ilkesi özellikle incelenmelidir.

Motorlu taşıt dosyalarında uzlaştırma uygulanır mı?

Güncel Ceza Muhakemesi Kanunu düzenlemesine göre TCK 155’in birinci ve ikinci fıkraları uzlaştırma kapsamında bulunmaya devam etmektedir. Ancak motorlu kara, deniz veya hava taşıtlarına ilişkin üçüncü fıkra uzlaştırma kapsamı dışında bırakılmıştır.

Bu nedenle araç kiralama veya emanet araç dosyalarında yalnızca suçun adına bakılmamalı; fiilin tarihi, dayanak fıkra ve artırıma ilişkin şartların oluşup oluşmadığı birlikte değerlendirilmelidir.

Güveni Kötüye Kullanma ile Hırsızlık Arasındaki Fark

Hırsızlıkta fail, başkasına ait malı sahibinin rızası olmadan bulunduğu yerden alır. Güveni kötüye kullanmada ise mal, başlangıçta sahibinin rızasıyla teslim edilir. Hukuka uygun teslimden sonra teslim amacının ihlal edilmesi söz konusudur.

Örneğin bir otomobilin sahibinden habersiz alınması hırsızlık kapsamında değerlendirilebilirken, belirli bir süre kullanmak üzere verilen otomobilin satılması güveni kötüye kullanma iddiasına neden olabilir. Dosyada rızaya dayalı teslim bulunup bulunmadığının açıkça tespit edilmesi gerekir.

Dolandırıcılık Suçundan Nasıl Ayrılır?

Dolandırıcılık suçunda fail, hileli davranışlarla mağduru hataya düşürerek malın teslim edilmesini sağlar. Güveni kötüye kullanmada ise başlangıçtaki teslim kural olarak geçerli bir güven ilişkisine dayanır; suç teşkil ettiği ileri sürülen davranış teslimden sonra gerçekleşir.

Kişinin daha en başından malı iade etmeme niyetiyle hileli beyanlarda bulunması dolandırıcılık değerlendirmesine yol açabilir. Buna karşılık sonradan ortaya çıkan ve teslim amacını aşan tasarruf güveni kötüye kullanma kapsamında incelenebilir.

Zimmet Suçu ile Güveni Kötüye Kullanma Aynı mıdır?

Zimmet, kamu görevlisinin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilen veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin ya da başkasının zimmetine geçirmesidir. Güveni kötüye kullanma ise kural olarak özel kişiler arasındaki mal teslimi ilişkilerinde görülür.

Şüphelinin kamu görevlisi olup olmadığı ve malın kamu görevi nedeniyle mi, yoksa özel bir sözleşme veya hizmet ilişkisi çerçevesinde mi teslim edildiği suç vasfını değiştirebilir.

Her Sözleşme İhlali Ceza Davasına Dönüşür mü?

Taraflar arasında borcun miktarı, ödeme tarihi, komisyon oranı veya malın iade koşulları konusunda uyuşmazlık bulunması tek başına suçun oluştuğunu göstermez. Ceza yargılaması, özel hukuk alanındaki her borç ve sözleşme uyuşmazlığını çözmek amacıyla kullanılmamalıdır.

Malın teslim amacı açık değilse, taraflar farklı sözleşme yorumlarına sahipse veya yalnızca borcun ödenmesinde gecikme yaşanmışsa olay hukuki uyuşmazlık niteliğinde kalabilir. Ceza sorumluluğu için amaç dışı tasarrufun ve kastın somut delillerle ortaya konulması gerekir.

Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Hangi Deliller İncelenir?

Bu suçta çoğu zaman teslim ve tasarruf süreçleri yazılı bir sözleşmenin ötesinde farklı delillerle ortaya çıkarılır. Delillerin yalnızca şikâyetçi veya şüpheli lehine olan bölümleri değil, tamamı birlikte değerlendirilmelidir.

  • Emanet, kira, satış, vekâlet veya hizmet sözleşmeleri,
  • Teslim ve iade tutanakları,
  • Banka hesapları ve tahsilat kayıtları,
  • Fatura, makbuz ve muhasebe belgeleri,
  • Telefon mesajları ve elektronik yazışmalar,
  • Kamera görüntüleri ve konum kayıtları,
  • Araç ruhsatı, kiralama kaydı ve teslim formları,
  • Şirket yetki belgeleri ve görev dağılımı,
  • Tanık anlatımları ve bilirkişi raporları.

Özellikle ticari işletmelerde paranın kimin tarafından tahsil edildiği, muhasebe kaydını kimin oluşturduğu ve şirket hesabına erişim yetkisinin kimde bulunduğu kişisel ceza sorumluluğunun belirlenmesinde önemlidir.

Şikâyet Süresi Nasıl Hesaplanır?

Basit güveni kötüye kullanma suçunda şikâyet hakkı, fiilin ve faili oluşturan kişinin öğrenilmesinden itibaren genel olarak altı ay içinde kullanılmalıdır. Malın iade edilmemesi hâlinde sürenin yalnızca teslim tarihinde başladığı varsayılmamalı; kişinin teslim amacına aykırı tasarrufu ne zaman öğrendiği belirlenmelidir.

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu ise resen soruşturulduğundan TCK 155/1’deki şikâyet şartı uygulanmaz. Bununla birlikte olayın hangi fıkra kapsamında kaldığı konusunda başlangıçta farklı değerlendirmeler yapılabileceğinden gecikmeden hukuki inceleme yapılması önem taşır.

Uzlaştırma Süreci Nasıl İşler?

Motorlu taşıtlar için getirilen üçüncü fıkra hariç olmak üzere güveni kötüye kullanma suçu uzlaştırma kapsamındadır. Yeterli suç şüphesi bulunması hâlinde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilebilir ve görevlendirilen uzlaştırmacı taraflara teklif sunar.

Uzlaşma; malın iadesi, zararın karşılanması, belirli bir edimin yerine getirilmesi veya tarafların hukuka uygun başka bir koşul üzerinde anlaşmasıyla sağlanabilir. Teklifin kabul edilmesi suçun kabul edildiği anlamına gelmediği gibi taraflar uzlaşmayı kabul etmek zorunda değildir.

Zararın Giderilmesi ve Etkin Pişmanlık

Güveni kötüye kullanma suçu tamamlandıktan sonra malın iade edilmesi veya zararın giderilmesi, TCK 168’deki etkin pişmanlık hükümlerini gündeme getirebilir. Kovuşturma başlamadan önce zararın tamamen giderilmesi hâlinde verilecek cezada üçte ikiye kadar indirim yapılabilir.

Zararın kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce tamamen giderilmesi durumunda cezada yarısına kadar indirim mümkündür. Kısmi iade veya kısmi tazmin hâlinde etkin pişmanlık uygulanabilmesi için mağdurun rızası aranır.

Beykoz’da Güveni Kötüye Kullanma Dosyasında Savunma

Beykoz’da yürütülen bir soruşturmada savunma yalnızca malın iade edildiğinin belirtilmesiyle sınırlı tutulmamalıdır. Malın teslim amacı, tasarruf yetkisinin kapsamı, sözleşmenin niteliği ve isnat edilen yararın hangi delille ilişkilendirildiği ayrı ayrı incelenmelidir.

İstanbul Beykoz Avukatı Atakan Ayhan tarafından yapılabilecek değerlendirmede, olayın ceza hukuku uyuşmazlığı mı yoksa özel hukuk anlaşmazlığı mı olduğu belirlenebilir; şikâyet süresi, uzlaştırma, etkin pişmanlık ve suç tarihindeki mevzuat birlikte ele alınabilir.

Şüpheli veya sanık yönünden incelenmesi gereken noktalar

  • Malın teslim edildiğini gösteren kesin bir delil bulunup bulunmadığı,
  • Teslim amacının taraflarca nasıl belirlendiği,
  • Şüphelinin mal üzerinde satış veya kullanım yetkisinin olup olmadığı,
  • İade edilmemenin haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı,
  • Kişisel yarar sağlandığını gösteren para veya mal hareketinin bulunup bulunmadığı,
  • Fiilin yalnızca sözleşmeden doğan borca aykırılık oluşturup oluşturmadığı,
  • Suç vasfının hırsızlık, dolandırıcılık veya zimmetle karıştırılıp karıştırılmadığı.

Mağdur Yönünden Hukuki Süreç Nasıl Takip Edilebilir?

Malı teslim eden kişi, teslim amacını ve sonradan gerçekleşen aykırı tasarrufu gösteren belgeleri korumalıdır. Noter ihtarı, iade talebi, mesaj kayıtları ve banka hareketleri olayın kronolojisini ortaya koyabilir. Ancak ihtar gönderilmesi her dosyada zorunlu bir suç şartı değildir.

Avukat Atakan Ayhan’ın hukuki desteği kapsamında şikâyet dilekçesinin hazırlanması, delillerin sınıflandırılması, uzlaştırma sürecinin değerlendirilmesi, soruşturma dosyasının takibi ve gerektiğinde davaya katılma işlemleri yürütülebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Emanet verilen eşyanın geç teslim edilmesi suç oluşturur mu?

Her gecikme suç oluşturmaz. Gecikmenin nedeni, tarafların anlaşması ve kişinin eşyayı kendi veya başka birinin yararına kullanıp kullanmadığı araştırılmalıdır.

Güveni kötüye kullanma suçunda şikâyet geri çekilebilir mi?

Suçun basit şekli şikâyete bağlıdır ve şikâyetten vazgeçme yargılamayı etkileyebilir. Hizmet nedeniyle işlenen nitelikli şekil resen soruşturulduğundan aynı sonuç doğmayabilir.

Çalışanın tahsil ettiği parayı teslim etmemesi hangi suçu oluşturur?

Paranın hizmet ilişkisi kapsamında tahsil edilmesi hâlinde nitelikli güveni kötüye kullanma gündeme gelebilir. Ancak tahsilatı kimin yaptığı ve paranın nasıl kullanıldığı delillerle belirlenmelidir.

Kiralanan aracın iade edilmemesi hâlinde ceza artar mı?

25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme kapsamında motorlu taşıtın suçun konusu olması hâlinde ceza bir kat artırılabilir. Suç tarihi ve geçici uygulama kuralları ayrıca incelenmelidir.

Güveni kötüye kullanma suçunda uzlaşma var mı?

TCK 155’in birinci ve ikinci fıkraları uzlaştırma kapsamındadır. Motorlu kara, deniz veya hava taşıtlarına ilişkin üçüncü fıkra ise güncel düzenlemeyle uzlaştırma dışında bırakılmıştır.

Zararın tamamının ödenmesi davayı düşürür mü?

Zararın giderilmesi kural olarak davayı kendiliğinden düşürmez. Şartları varsa etkin pişmanlık nedeniyle ceza indirimi veya uzlaştırma sonucuna bağlı hukuki sonuçlar doğabilir.

Görevli mahkeme nasıl belirlenir?

Görevli mahkeme, isnat edilen fıkraya, suç tarihine ve motorlu taşıt nedeniyle ceza artırımı uygulanıp uygulanmayacağına göre belirlenir. Özellikle yeni üçüncü fıkra kapsamındaki dosyalarda görev konusu ayrıca incelenmelidir.

Hukuki bilgilendirme: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin değerlendirme; malın mülkiyetine, teslim amacına, taraflar arasındaki sözleşmeye, tasarruf yetkisine, suç tarihine, şikâyet ve iade kayıtlarına ve ceza dosyasındaki delillere göre ayrıca yapılmalıdır.

 

Leave a comment